Onkoloji

Onkoloji

Dünya Sağlık Örgütü araştırmalara göre Küba’da ölüm oranını artıran kanser hastalığı ile mücadelede biyoteknoloji, genetik mühendisliği alanından ve bilim insanlarından yararlanarak kanser tedavisinde yeni metodlar ve aşılar geliştirmiş ve halen geliştirilmektedir. Küba kanseri ölümle sonuçlanan bir hastalık olmaktan çıkarıp kronik bir hastalığa dönüşmesini sağlamıştır. Küba tarafından küçük hücreli olmayan akciğer kanserine yönelik geliştirilen CIMAvax aşısı olarak anılan, ABD enstitüsünde klinik deneyler bağlamında kullanılmaya başlanmıştır. Söz konusu aşının genel uygulamalardan farklı olarak, kanserli hücreleri değil, hastanın bağışıklık sisteminin güçlendirilmesinin hedef aldığı ve böylelikle kanserli hücrelerin gelişiminin önlendiği belirtilmektedir.
Küba’da Ulusal Onkoloji ve Radyobiyoteknoloji Merkezi’nde (INOR) 50 yıldır kanser hastalıkları tedavi edilmektedir. Ayrıca, Moleküler İmmünoloji Merkezi’nde (CIM) kanser tedavisinde kullanılan CIMAher-Nimotuzumab, CIMAvax-EGF , VAKSIRA-Racotumomab, IOR EPOCIM, IOR LeukoCIM geliştirilmiştir.

Akciğer kanseri tedavisi

Küba’da geliştirilen CimaVax ve Vaxira gibi aşılar vücudun bağışıklık sistemini uyararak kanser ile savaşmasına hazırlık yapar. Kemoterapi gibi kanser hücrelerini öldürmeyi hedef almaz. Vücudun kendi sistemini uyarır ve beden kendi kanseriyle kendisi savaşır.Kanseri ölümle sonuçlanan bir hastalık olmaktan çıkarıp kronik bir hastalığa dönüşmesini sağlamıştır. EGF de denilen epidermal büyüme faktörü kanser hücrelerinin büyümek ve bölünmek için ihtiyacı olan bir proteindir. CIMAvax-EGFh-P64/montanide ISA 51 bu proteini etkileyerek kanser hücrelerinin büyüme ve çoğalmasını durdurur. Büyüyemeyen hücre sonunda ölür. CIMAvax kanser tedavisi, hastanın bağışıklık sistemini uyararak EGF’yi durdurur. Kandaki EGF azalır ve kanser hücrelerinin büyümesi ve yaşaması durur. Antitümoral bir antikorddur. Racotumomab (Vaxira) Küba Moleküler İmmünoloji Merkezi ve Arjantin Buenos Aires Üniversitesi ile ortaklaşa Racombia adlı konsorsiyum tarafından geliştirilen bir aşıdır. Bu aşı kanser olmayan insan hücrelerinde bulunmayan ve kanser gelişmesiyle mutasyonla (değişime uğrayarak) oluşan bir proteini (NeuGcGM3 gangliositi) tanıyarak ona karşı bağışıklık hücrelerini (antikorları) harekete geçirir. NeuGcGM3’ün küçük hücre dışı akciğer kanseri(KHDAK) malign melanom, meme kanseri ve nöroblastom gibi bazı çocukluk çağı kanser hücrelerinde yoğun olarak bulunduğu bildirilmektedir. Aşının etkili olabilmesi için, önce kemoterapi ile kanser hücre sayısının bağışıklık hücreleri tarafından alt edilebilecek bir sayıya indirilmesi yani tümör yükünün azaltılması gerekir.

Beyin, baş boyun,kalın bağırsakve pankreas kanseri tedavisi

CIMAher olarak bilinen Nimotuzumab, Küba’nın beyin kanser tedavisinde geliştirdiği en önemli ilaçlardan biridir.Nimotuzumab artık kolon, meme, karaciğer ve mide kanserlerinin tedavisinde denenmektedir. Nimotuzumab bir monoklonal antikor ve biyoteknoloji ürünüdür. Epitelyal büyüme faktörü (EGRF) üzerinden çalışmaktadır. EGRF bütün organlarımızı kaplayan epitel hücreler üzerinde bulunan bir proteindir. Bazı kanser türleri bu proteinin kontrolsüz çalışmasına, bu da hücrelerin kontrolsüz biçimde çoğalmasına yol açmaktadır. Kanserin gelişim mekanizması da bundan kaynaklanır. Nimotuzumab hem EGRF proteinini örtmektedir ve böylece kontrolsüz hücre çoğalmasını engellemiş olmaktadır, hem de kanser tedavisinde kullanılan ilaçların ve radyoaktif maddelerin kanserli dokuya taşınmasını kolaylaştırmaktadır. Aslında piyasada Nimozutumab dışında da monoklonal antikorlar mevcuttur, ancak onların yan etkileri çok daha fazladır. Bunun temel nedeni; yalnızca kanserli dokulardaki değil, normal dokulardaki EGRF proteinine de bağlanmalarıdır.